aşka bu kadar düşmanken aşka düştüm farkında olmadan

Bilgiler




«  August 2008  »
MonTueWedThuFriSatSun
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Bağlantılar

* ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlar

kim demiş meçhul asker diye

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzğar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?
Destanını yapmış,kasideye kanmış.
Bir el ki;ahretten uzanmış,
Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!
Öpelim temizse dudaklarımız,
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
Rüzğarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.
Geri gitsin alkışlar geri,
Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,
Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin,
Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle söz senin.
Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzğar bekliyor!
Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?... 
 
 
Arif Nihat Asya


Gönderim: 10:40, 2008-Feb-27
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

sevginin mevsimi


Gönderim: 10:47, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

yalnızlık

 

 

 

 

 

 

 

 


Gönderim: 10:41, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

__________________


Gönderim: 10:38, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

kim biliir

 

Gönderim: 10:37, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

en hain sendin

 

Gönderim: 10:36, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

senin için

 

Gönderim: 10:31, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

sana mecburum

 

Gönderim: 10:29, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

senle mi? sensiz mi?


Gönderim: 10:27, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

seni seviyorum


Gönderim: 10:26, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

gidiyorum


Gönderim: 10:21, 2008-Jan-26
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

 

Gönderim: 08:27, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

senle başlamak

 

Gönderim: 08:25, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

BENİ GÜZEL HATIRLA


Beni güzel hatırla!
Bunlar son satırlar...
Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
Uyandın ve ben bittim...

Beni güzel hatırla!
Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
Sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım.
Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

Beni güzel hatırla!
Sayfalarca mektup bıraktım sana.
Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
Sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

Beni güzel hatırla!
Sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda.

Beni güzel hatırla!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
Alnından öptüğüm dakikaları...
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun.
Bu da sana son sürprizim olsun.
Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla.
Gidiyorum...

Gönderim: 08:21, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

seni sevdim ama yinede gittin


Kaç gece bekledim bir telefonunu, belki ararsın diye ama yok

Şarkılar dinliyorum, yine bir başıma. Koskoca evrendeki, milyonlarca yıldızın arasında, yalnızlığıma ağlıyorum.

Dileklerim kalmamış artık, kimseyi beklemiyorum. Sitemlerimin gücü tükenmiş, hiçbir şeye kahredemiyorum..


Sen gideli çok olmuş anlaşılan..

Güneşlerim doğmuyor, yağmurlarım dinmiyor.

Kalanların ardından, gidenlere gün olmuyor. Uykusuzum, susuzum ve yaralıyım.

Kim saracak yaralarımı diye bekliyorum,kimse gelmiyor, ben yine yalnızlığıma ağlıyorum..

Çünkü güller dikensiz kalmış arkanda…
Sahi neden gittin sen öyle sessiz ve nedensiz.
Çok mu sevdim seni gerçekten çok sevdim diyeli kaybettim seni kollarımın arasından….


Aşklarımı yaşayamadan, parçalanıp gitmelerine izin veriyorum, her kaybettiğimde, yeniden ve hiç durmadan giden mi sürgün kalan mı diyorum. Ama yine ses yok, ben yine yalnızlığıma ağlıyorum..

Sevmek eskiden daha güzelmiş gibi geliyor, daha acısız, daha sade, daha yalın.

Ne çok şiir yazdım sana ama sen yoksun ne anlamı var ki yazdıklarımın, Ne anlamı var sensiz bu boş havayı solumanın…
Hep ben mi kaybedecektim?
Tam buldum derken ellerimin arasından bir su gibi kayıp gittin...


Hakkı bu mudur yaşamanın ya da sevdanın ya da hayatın ya da güneşli sıcak yarınların ?.. Bu mudur acaba hak ettiğimiz, bu mudur acaba değer biçildiğimiz, bu mudur bir daha dönmemek üzere çekip gittiğimiz.

İşte bunlar birer birer işledi kalbime de acaba geç mi kalındı, acaba hiç olmamaları gerekiyordu da hepsi başlı başına birer hata mıydı ?..

Yıllar neleri aldı götürdü benden kim bilir. Aldığım ahlar, yaşadığım aşklar, aldığım yaralar. İnsan hatalarından ders almalı derler ya, işte o söz tümden yalan!..

Gecelerin ateşi yakmaz oldu artık beni, savunmasızlık gitmemeye ısrar ediyor, her âşık olmak istediğimde gözüm korkuyor..

içim her yeniden yandığında dağlamaktan ciğerim yanıyor ama çare yok, ben yine yalnızlığıma ağlıyorum..


Dur diyemedim çünkü diyeceklerinden korktum ve sana gitme demeyecek kadar cesaretsizdim yitirilmiştim, yerlere serilmiştim, eziktim ama sadece seni sevmiştim... Sen ne yaptın hiç bir şey demeden, bir elveda bile demeden çekip gittin...

Beklemek ne kadar kötü! Zaman geçmez oluyor bir süre sonra, gitme diye yalvarasın geliyor gitmesin o, gitmesinde yalnız kalmayayım diye..

içinde yaşamayı başarabilen son umut ışığı belkide, belki hiçbir zaman gelmeyecek olan, ama ömrümüz boyunca bekleyebileceğimiz sevgili o! Sonuç, ben yine yalnızlığıma ağlıyorum..

Annelerin gözleri neden parlar çocuklarına bakınca ?.. Acaba bu duygu, kendileri doğduklarında mı onlara verildi, yoksa hep içlerinde bir yerlerde saklıydı da çocukları olunca mı zikredildi ?..

Artık annem de sahiplenemez beni, ben yine yalnızlığıma ağlıyorum..

Unutulmak istemediğim kesin! Yıllarca çabaladım, didindim durdum insanları kırmamak için. Belki de öldüğümde gözlerimi açık bırakacak içimde kalan tek ukde.

Gitmek istiyorum, sebepsiz, amaç yok. Gitmek ve kayıp olmak. Bir daha dönmemecesine, yitirilmek, bitmek ve gitmek.

Ucu yanmış bir fotoğrafta hatırlanmak değil istediğim, karamsarlıkta değil düşündüklerim, unutulmak ve gitmek tek dileğim ve ben yine yalnızlığıma ağlıyorum..

Kızmıyorum sana kızamıyorum da çünkü seni bir nehrin akıttığı sular kadar güçlü…. bir güneşin yeryüzünü aydınlattığı kadar çok sevmiştim...
Ben sadece seni sevdim ama sen yine de gittin...

Gönderim: 08:20, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link


Gönderim: 08:17, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

seninle ölmek istiyorum

Seninle ölmek istiyorum;
seni sevdiğim için,
sana inandığım için
senden ötede yalnız ölüm olduğu için...

Seninle ölmek istiyorum;
birlikte ölümsüzlüğe erelim diye,
karanlıkları birlikte aydınlatalım diye,
birlikte varolalım diye...

Seninle ölmek istiyorum;
çünkü seninle yaşamıyoruz.
Çünkü mayamız ayrılıktandır,
çünkü ölümle bir bütün olacağız.

Seninle ölmek istiyorum;
benimle kadere meydan okuyabilecek misin?
Hiçe sayabilecek misin benimle
insanları, yaşamayı, Tanrıyı?
Benimle gelecek misin?

Aşk seninle başladı.
Erdemlerim mutluluklarım senden geliyor.
Her şey seninle güzel ölüm bile.
Biz tüm inanmışlarız seninle, gerçek sevenleriz,
biz bu dünyaya yabancıyız,
bu dünya bize yabancı...
yaşamak mı dedin? Sürünmeye değer mi?
Tanrı mı dedin? Ölüm de onun eseri değil mi?
Kalanlar mı dedin? Unuturlar...

Bu katran geceler nasıl olsa bitmeyecek.
Ne yapsak insanları tüketemeyiz yeryüzünden,
nereye gitsek çaresizlik bizimle beraber
güz aylarında rüzgarın savurduğu iki yaprak gibi,
ayrı bahçelerden koparılıp aynı vazoya konmuş iki gül gibi,
birbirine karışan iki deniz gibi
seninle ölmek istiyorum..


Gönderim: 08:15, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link


Gönderim: 08:14, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link


Gönderim: 08:14, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

 


Gönderim: 08:12, 2008-Jan-12
Yorumlar (0) | Yorum Gönder | Link

<- Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa ->








WebUzmanı